Ana Sayfa ...: T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI :...Favorilerine EkleE-Mail GöndermeGiriş Sayfanız Yapın Derneğimiz Haberler Resim Galerimiz Konuk Defterimiz



 Abdullah PAMUKLU
Müftü
 Mustafa EVET
 Said MUHAMMET
 Ömer K.AHMETOĞLU
 Dr. Kerim BULADI
 Dr. Rahmi YARAN
 Faruk ANA
Müftü
 Abdurrahman AKKUŞ
 Ali YAŞ
 Murat COŞKUNLU
 Nevzat EYÜP
 Kemal AŞIK
 Vehbi AÇIKSÖZ
 Sezai TÜRKOĞLU
   
 


Etkinliklerimizden haberdar olmak için mail listemize kaydolun...

E-mail Adresiniz
 
 

 

 
 

İslam Dini Kurallarına Hayatınızın Akışında Dikkat Ediyormusunuz?
Her Zaman
Zaman Zaman
Belirli Konularda
Hayır
 

 

 
 

A RH (+) 0 RH (+)
B RH (+) AB RH (+)
A RH (-) 0 RH (-)
B RH (-) AB RH (-)
 

 

 
 

Kumru İlçesi; Kumru Müftülüğü Din Görevlileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği

 

 

04.09.2009 Cuma: Zekat ve Önemi

 
11.09.2009 Cuma: Kadir Gecesi
 
18.09.2009 Cuma: İbadette Devamlılık
 

20.09.2009 Ramazan Bayramı: Ramazan Bayramı

 

25.09.2009 Cuma: Tevbe ve Önemi

 
 

 

 
 

Kumar ve Zararları
Mahrem Konuları
 

 

 
 
 
Ziyaretçi Sayısı
Misafir
: 4
Bugün
: 34
Toplam
: 31752

 



KURBAN NEDİR?
 
 
 
Untitled Document
Kumru Müftüsü
Kumru İlçe Müftüsü;
ABDULLAH PAMUKLU
KURBANLA ALAKALI SORULAR & CEVAPLARI
  1. KURBAN NEDİR?
  2. KURBAN KESMENİN HÜKMÜ VE DİNİ DAYANAĞI NEDİR?
  3. KURBAN KESMENİN HİKMETİ, FAZİLETİ VE SEVABI NEDİR?
  4. KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜRLER?
    1. Ailede zengin olan karı-kocadan her birinin kurban kesmesi gerekir mi?
    2. Yolcunun kurban kesmesi gerekir mi?
    3. Fakir bir kimse kurban kesebilir mi?
    4. Kadın kurban kesebilir mi?
  5. HANGİ HAYVANLARDAN KURBAN OLUR?
    1. Bir Hayvanda Kurban Olmaya Mani Olan Kusurlar (Ayıplar) Nelerdir?
    2. İki Yaşına Girmeye Yirmi Günü Kalan sığır Kurban Edilebilir mi?
  6. KURBAN KESMEK YERİNE SADAKA VERMEKLE BU İBADET YERİNE GETİRİLMİŞ OLUR MU?
  7. VEKÂLET YOLUYLA KURBAN KESİLEBİLİR Mİ?
    1. Kişinin Kurbanını Bizzat Kendisinin kesmesi veya Keserken Başında Bulunması Gerekir mi?
    2. Bu İş İçin Bir Kimseye Ya da Bir Hayır Kurumuna Vekâlet Verebilir mi?
  8. TAKSİTLE YA DA KREDİ KARTIYLA KURBAN ALINABİLİR Mİ?
    1. Borç Parayla Kurban Kesilir mi?
    2. Kurbanlık Hayvan Tartıyla Alınabilir mi?
    3. Alınan Kurbana Daha Sonra Başkaları Ortak Edilebilir mi?
  9. ÖLÜ KURBANI VARMIDIR? ÖLMÜŞLERİMİZ ADINA KURBAN KESEBİLİRMİYİZ? AYRICA KESDİĞİMİZ BU KURBANIN ETİNDEN YİYEBİLİRMİYİZ?
  10. TEŞRİK TEKBİRLERİ GETİRMENİN HÜKMÜ NEDİR?
    1. Kurban Ne Zaman Kesilir?
    2. Kurban Bayramı Günlerinde Kesilemeyen Kurban Ne Yapılır?
    3. Hacda Kesilmesi Gereken Kurbanlar, Harem Dışında Kesilebilir mi?
  11. KURBAN KESERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
    1. Kurban Sünnete Uygun Olarak Nasıl Kesilir?
    2. Kurbanlık için Alınan Hayvanın Sütü, Yünü;
  12. KURBAN BAYILTILARAK (ŞOKLAMA USULUYLE) KESİLEBİLİR Mİ?
    1. Kurban Eti Nasıl Değerlendirilmelidir?
    2. Kurbanın Derisi Nasıl Değerlendirilmelidir?
  13. GAYRİ MEŞRU YOLLA KAZANILAN PARA İLE KURBAN KESİLEBİLİR Mİ? 

1.KURBAN NEDİR?

Kurban, Allah(c.c)?a yaklaşmak ve onun rızasına ermek niyetiyle kesilen hayvan demektir. Kurban bayramında kesilen kurbana; udhiyye, hac?da kesilen kurbana ise; hedy denir.

Kurban; dini bir terim olarak ibadet kastıyla belirli şartları taşıyan hayvanı, belirli vakitlerde usulune uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Yaklaşmak anlamına gelen kurban Allah(c.c)?a yaklaşmayı Allah yolunda malların feda edilebileceğini, Allaha teslimiyeti ve şükrü ifade eder.
Akıllı, hür, mükim, dini ölçülere göre zengin sayılan mümin, ilahi rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle hem cenabı hakka yaklaşır, hem de fakirlik sebebiyle kurban kesemeyenlere yardım etmek suretiyle onlarla arasında bir sevgi bağı kurmuş olur.

Kurban, bir müslümanın bütün varlığını gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun nişanesidir. Allahtan başkasının adına kurban kesmek haramdir.

2.KURBAN KESMENİN HÜKMÜ VE DİNİ DAYANAĞI NEDİR?

Mezheplerin çoğuna göre udhiyye kurbanının hükmü sünnettir. Hanefi fıkhında tercih edilen görüşe ise kurbanın vacip olduğudur.
Kurban kesmenin meşruiyeti kitap (Kur?an-ı Kerim ), sünnet ve icma-ı ümmet ile sabittir. Allah Teala?nın Kur?an-ı Kerim?de?Rabbin için namaz kıl ve kurban  kes.?  (Kevser s. 108/2) Hz.Peygamber (s.a.v)?inde; ? İmkânı olup da kurban kesmeyen, bizim namazgâhımıza yaklaşmasın? şeklindeki ifadeleri konunun önemini ortaya koymaktadır. Bu ve benzeri naslardan hareketle Hanefi fukahası kurban kesmenin vacip olduğu görüşündedir, ancak bir ibadetin farz olmayışı onu ibadet olmaktan çıkarmayacağı gibi şeklinin de değiştirilmesi gerektirmez. Kurban ibadetinin dini delillerinin Kur?an?da bulunmadığını iddia etmek ve Allah?ın bu çeşit bir buyruğunun olmadığını ileri sürmekte doğru değildir. Zira Kevser suresindeki kurban kesme emrinden  başka; kurbanın meşru bir ibadet olduğuna dair Kur?an-ı kerimde başka deliller bulunmaktadır. Saffat suresinde 107. ayeti; Hz.İbrahim?in oğlu Hz. İsmail?in yerine bir kurbanın, Allah tan tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir, ? Biz (İbrahim?e) büyük bir kurbanlık vererek onu(İsmail?e) kurtardık?(Saffat,37/99,107)
Kurban kesmek, ilk insanla beraber başlamıştır. Hz. Adem?in çocukları Allah için kurban kesmişlerdi, ama birisinin niyeti halis olamadığı için onun (Kabil) kurbanı kabul edilmemiş kardeşi Habilin kurbanı kabul edilmişti. Bu olay bize Kur?an-ı Kerimde Maide (5/27.) ayetinde nakledilir.
Bütün dinlerde kurban vardır. Nihayet Kevser süresinde Hz. Muhammet (s.a.v) hitap edilerek onun ve ümmetinin kurban kesmesi emredilir. Ayrıca diğer bazı ayetlerde de kurban ibadetiyle ilgili nasslar mevcuttur. Hac suresinde bu ayetler şöyle geçmektedir:
?Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzere Allah?ın adını ansınlar. İşte bunlardan yiyin,yoksula fakire de yedirin?(hac,22/28)
?Her ümmet için, Allahın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine onun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık(o ihlâslı ve mütevazı insanları müjdele)? (hac,22/34)
?Bu hayvanların ne etleri ne de kanları asla Allah?a ulaşmaz, fakat Allah2a ulaşacak olan ancak sizin onun için yaptığınız gösterişten uzak amel ve ibadetinizdir?(hac,22/37)

3.KURBAN KESMENİN HİKMETİ, FAZİLETİ VE SEVABI NEDİR?

Hz.Aişe (r.anha) validemiz bildiriyor ki, Peygamber efendimiz(s.a.v.) ? İnsanoğlu Kurban kesme gününde Allah katında kan akıtmaktan daha makbul bir amel işlememiştir. O kurban kıyamet günü boynuzları kılları ve çatal tırnakları ile aynen gelecektir. Çünkü kan yere düşmeden Allahın kabul mahalline düşmektedir. Artık kurbanlarla gönlünüz hoşnut olsun? buyurdu. Bir diğer rivayette peygamber efendimiz (s.a.v.) ?Kurban kesen için her kıl karşılığında bir sevap vardır? buyurmuştur, ayrıca efendimiz (a.s)? Bir kimsenin hali vakti yerinde olurda kurban kesmezse sakın bizim namazgâhımıza yaklaşmasın?  buyurmuşlardır.

Hikmetlerine gelince: İnsan kurban görevini yerine getirmekle ve Hz.İbrahim ve oğlu İsmail gibi Allah?a ve onun emirlerine olan bağlılığını, onun rızasını kazanmak için her fedakarlığa hazır olduğunu göstermiş olur. İnsanın yaptığı bütün ibadetler gibi kurban kesmesine de Allahın ihtiyacı yoktur. Ancak Allah, Kurban kesme emriyle kullarını imtihan etmekte, onların takvalarını, ilahi emre itaattaki titizliklerini, Allaha yakınlık derecelerini ölçmektedir.(hac,22/37). Ayetinde bu hususu ifade etmektedir.

İslam?ın koyduğu kurban kesme hükmü, aynı zamanda insanlar için büyük bir nimet ve rahmettir. Müslümanlar kurban bayramında kestikleri bu kurbanlarla bir yıl boyunca pek çok sıkıntı çekmiş, ağzına bir lokma et koyamamış fakirleri et yemekten mahrum önemli bir kitleyi bu nimetten istifade ettirmektedirler. İslamın sosyal adaleti temin edici bir hususiyeti de ortaya çıkmış olur. İslamın emrettiği bu hükmün vahşet olarak algılanması ise ancak bir düşünce sapması olarak tanımlanabilir. Zira insanlık bu nimetten Allahın koyduğu bu kanun olarak vucudun ihtiyacı olarak istifade etmekte ve bununla beraber her gün binlerce hayvan kesilerek etinden ve diğer nimetlerinden yararlanılmaktadır. Bunun yanında hikmet planında, insanda kan akıtma güdüsünün varlığını ve bunun kurban kesmek suretiyle insan psikolojisinde rahatlama sağladığını da söyleyebiliriz. Zira kekresin kurbanını kendisinin kesmesi, dinin öncelikli olarak tavsiye ettiği bir husustur. Yapılan araştırmalar neticesinde kurban kesmeyen milletlerin spor ve eğlenceleri hemen bütünüyle vahşet dolu kanlı olduğu ortaya çıkmıştır. Zira onlar insanın derinliklerindeki kan akıtma kan görme güdüsünü başka yollarda tatmin etmektedir. Hz. Peygamber(s.a.v.) kurbanı bir ibadet olarak kabul etmiş ve bizzat kendiside kurban kesmiştir. Enes (r.a) diyor ki: ? Hz.Peygamber (a.s) iki alaca semiz koç kurban kesti. Ayağını yanlarına basarak bismillah deyip tekbir aldığını gördüm. Sonra onları kendi elleriyle kesti?

4.KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜRLER?


Kurban kesecek kimsenin Müslüman, hür ve yolculuk halinde bulunmayıp mükim olması, nisap miktarı mala sahip olması, akıl-baliğ olması gerekir. Ergenlik çağına girmiş akıllı, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip mükim bir erkek ve kadın müslüman kurban kesmekle yükümlüdür. Buradaki zenginliğin ölçüsü kişinin temel ihtiyaçları dışında ( borcundan başka) 80.18gr altın veya bunun değerinde mal veya paraya sahip alan kişi dinen zengindir. Kurban kesmek için zekâtta olduğu gibi nisab miktarına ulaşan malın üzerinden bir yıl geçme şartı yoktur. Dolayısıyla Allahın kendisine bahşetmiş olduğu nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedakârlığın nişanesi olarak kurban kesmelidir.

(a): Ailede zengin olan karı-kocadan her birinin kurban kesmesi gerekir mi?


İbadetlerde sorumluluk ve bu sorumluluğun bir neticesi olan ceza ve mükâfat da bireyseldir. Bu nedenle dinen zengin olan karı- kocadan her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi uygun olur. Hanefiler ailede şahsi malı bulunan karı- kocadan ve çocuklardan her birini başlı başına bir mükellef sayarlar ve böyle olan birisi, ister kadın olsun ister erkek kurban kesmelidir. Hanefilerde kadın; eve bakmakla yükümlü olmadığı içi, onun temel ihtiyaçlarını karşılayacak parasının bulunması aranmaz. Zengin olan kadın kurban keser ya da vekalet vererek kestirir.

Diğer mezheplerde ise, her bir ferdin ne kadar parası bulunursa bulunsun, bir eve bir kurban yeter diye düşünürler. Anne baba ile güç birliği yapılarak bir evde bir kurban kesilmesi yeterli de olabilir. Prensip olarak Ramazan da fıtır sadakası vermesi vacip olanlara Kurban bayramında kurban kesmeleri de vaciptir. Fakat mali bir zafiyet veya ekonomik bir darlık, sıkıntı olur ve kurbanlık alma imkânı bulunmaz ise kurban kesmemekte bir günah yoktur. Kurban kesmeyenleri kınamak ta doğru değildir.

(b).Yolcunun kurban kesmesi gerekir mi?


Yolcu kurban kesmekle mükellef değildir. Ancak kesmesi halinde sevabını kazanır. Sefer halinde iken kurban kesenler bayram günleri içinde memleketlerine dönerlerse, yeniden kurban kesmeleri gerekmez. Sefer halinde iken kurban kesmeyip de bayram (Zilhicce 10.11.12) günlerinde memleketlerine dönenlerin, kurban kesmeleri uygun olur. Kurban kesme günlerinde (ilk günlerinde) mukim olduğu halde kurban kesmeyen ve son gün sefere çıkan kişiden vücubiyet düşer. Nisabı eksilten borç, eyyamı Nahırda (kurban kesme günlerinde) kurbanlığın kaybolması kurban vücubiyetini düşürmez. Kişi vaktin başlangıcında fakir, sonunda zenginleşirse kurban kesmesi gerekir. Kurban kesmekle mükellef olan aldığı kurbanlığı kaybeder ve mal varlığı nisabın altına düşerse eyyam-ı nahır da fakir olduğundan yeni bir kurban almaya gerek yoktur. Zengin olduğu halde yenisini alıp keser ve diğerini de bulursa bunu kesmesi gerekmez.

(c).Fakir bir kimse kurban kesebilir mi?


Kurbanı zengin keseceği için, fakir mecbur olmaz. Ancak, fakir de kesmek isterse mahzur olmaz (engellenemez). Mecbur olmadığı nafile kurbanı kesmiş olur. Kesmiş olduğu kurbanın etini hem aile efradı yer, hem de konu komşuya hediye edebilir. Hatta et alma imkânı yoksa kestiği kurbanın tamamını da evinde bırakabilir. Fakir bir kimsenin aldığı kurbanda, kurban olmaya engel teşkil eden ayıplardan biri, alındıktan sonra Hâsıl olsa; ? Bir iş daraldığı zaman kolaylaşır, kolaylaştıkça daralır. Fakirin mali durumundaki darlık, mükellefiyetinde genişlik medyana getirir.? Bu itibarla onun aldığı kurbanda meydana gelen bir ayıp, onu kurban etmesine engel olmaz. Hatta fakir bu ayıplardan biri kendisinde bulunan bir hayvanı alıp kurban etse de caizdir.
Bir fakir bir kurban satın alsa, aldığı kurbanlık kaybolsa, onun yerine başka bir hayvanı alıp kestikten sonra ilk aldığı bulunsa; bulunan bu kurbanlığı da kesmesi gerekir. Çünkü, kendisine kurban vacip değil iken aldığı bu kurbanlık kurban olarak belirlenmiş ve kurban olmasını iltizam etmiş olmaktadır.

(d).Kadın kurban kesebilir mi?


Hayvan kesiminde, bu işlemi yapacak kişinin akıl ve temyiz gücüne sahip, müslüman ve ehli kitap olmasının dışında bir şart bulunmamaktadır. Bu şartları taşıyan kişi, kadın olsun erkek olsun kurban kesebilir.

5.HANGİ HAYVANLARDAN KURBAN OLUR?


Kurban; Ancak koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur. Bu hayvanların erkekleri kurban edileceği gibi, dişileri de kurban edilebilir. Bunların dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemezler. Bu Hayvanlardan birinin kurban olabilmesi için süt dişlerini değiştirmiş (halk arasında kapak atmış) olması gerekir. Bu da genellikle; Deve 5; sığır 2, koyun ve keçi 1 yaşını doldurunca gerçekleşir. Bunun yanında 6 ayını tamamlayan koyun 1 yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması halinde kurban edilebilir.

Kurban bir ibadettir ve ibadetleri Peygamber Efendimiz (s.a.v) nasıl öğretmişse ancak öyle yapılır. Kurban edilecek hayvanın sağlıklı, azaları tam ve besili olması hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzları kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, kurban olmasına mani teşkil etmez. Bu konuda ölçü şu Hadis-i şeriftir:? Kurbanda belirgin kör, belirgin hasta, belirgin topal ve kemiklerinde iliği kalmamış kadar zayıf hayvanlar kurban olmaz.? Bu konularda ulamalardan bazıları şöyle bir genel kaide koymuşlar:? Hayvandan tam olarak güzelce istifadeye mani olan her kusur kurbana manidir.? Kusur bu durumda değilse kurbana mani değildir. Kurbana mani olan bu kusurlar zengin içindir. Zengin, kurban edeceği hayvanı bu kusurlardan biri bulunduğu halde satın alırsa veya satın alındıktan sonra bu kusurlardan biri meydana gelirse bu hayvanlar kurban edilemez. Fakir için ise her halükarda kesmek caizdir. Bu hayvanların dışında kalan tavuk, horoz, ördek, kaz ve hindi gibi kümes hayvanları ile deve kuşundan kurban olmaz.
Bir koyun veya keçiyi ancak bir kişi kurban edebilir. Fakat sığır, manda ve deve (7) kişiye kadar ortaklaşa kurban edilebilir. Büyükbaş hayvanlar kurban olacak yaşta ve özelliklerde olduktan sonra, etinin az ya da çok olması ortak sayısını belirlemez. Küçük ve eti az olsa dahi büyükbaş hayvanlara (7) kişi ortak olabilir. ?Bu kurban ancak beş kişilik ya da üç kişilik? gibi ifadeler kişi başına düşecek etin belli bir miktarda olmasını anlatmak için söylenir. Yoksa büyükbaş hayvanı kurban edebilecek kişi sayısını belirtmek için değildir. Ancak ortaklardan her birinin Müslüman olması ve kurban niyetiyle ortaklığa girmiş olası gerekir. Et yeme (etlik) maksadıyla ortaklık kurulursa veya ortaklardan birisi etlik maksadıyla ortaklıkta bulunursa hiçbirisinin kurbanı yerine gelmiş olmaz.

Ortaklık kuranlardan her birinin vacip olan kurban niyetiyle ortaklığa girmeleri şart değildir. Bazısı vacip olan kurban niyetiyle, bazıları nafile, bazıları kefaret kurbanı, ceza kurbanı, Haccı Temettu ? Haccı Kıran kurbanı, akika kurbanı gibi değişik niyetlerle ortaklıkta bulunabilirler.

(a). Bir Hayvanda Kurban Olmaya Mani Olan Kusurlar (Ayıplar) Nelerdir?

  1. İki veya bir gözü kör olan,
  2. Kemiklerinde ilik kalmayacak derecede zayıflamış olan ,
  3. Kesilecek yere gidemeyecek kadar topal veya alil olan,
  4. Kulağının biri veya yarısı veya 1/3 den fazlası kesilmiş veya kopmuş olan,
  5. Tamamen dişsiz veya dişlerinin yarıdan fazlası dökülmüş olan,
  6. Memesi kesilmiş, yavrusunu emziremeyen, memesi kurumuş veya memelerinden sütten kesilmiş olan koyun- keçi ile ikisi sütten kesilmiş sığır-deve kurban olmazlar.

 

(b).İki Yaşına Girmeye Yirmi Günü Kalan sığır Kurban Edilebilir mi?

Sığırın kurban edilebilmesi için en az iki yaşını doldurmuş ve üç yaşına da basmış olması lazımdır. Aksi halde kurban edilemez. İbadetlerde kameri yıl esas alınmaktadır. Oruçta, zekâtta, hacda olduğu gibi. Bir kurban bayramında doğan büyükbaş hayvan üçüncü kurban bayramında kameri yıla göre iki yılı doldurduğundan, başka kesecek uygun hayvan yoksa kurban olarak kesilebilir. Bu konu fetva boyutu olarak bu şekilde ifade edilse de bu kapıyı açmanın sıkıntı yaratacağından takva hususunu düşünerek kurban olarak kesemez demek daha doğru olur. Koyundaki istisnai hüküm keçiye, sığır ve deveye şamil tutulamaz.

6. KURBAN KESMEK YERİNE SADAKA VERMEKLE BU İBADET YERİNE GETİRİLMİŞ OLUR MU?


Kurbanın ruknü: Kurban edilmesi caiz olan hayvanlardan birini kurban kesme günlerinde kesmektir. Mezheplerin çoğuna göre kurban kesmenin hükmü sünnettir. Hanefi fıkhında tercih olan görüş ise vacip olduğudur. Ancak bir ibadetin farz olmayışı, onu ibadet olmaktan çıkarmayacağı gibi, şeklinin  de değiştirilmesini gerektirmez. Fıkhi hükmü ister vacip, ister sünnet olsun ; Kurban ibadeti ancak kurban olacak hayvan, usulüne uygun olarak kesilerek yerine getirilebilir. Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Bu sebeple kurban kesmek yerine, kurban bedelini veya kurbanlık hayvanı kesilmeden yoksula yahut bir hayır kurumuna bağışlamakla, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.

7. VEKÂLET YOLUYLA KURBAN KESİLEBİLİR Mİ?


Bir müslümanın kurbanını kendisi kesebileceği gibi bir müslümana da kestirebilir. Ancak kendisinin kesmesi daha faziletlidir.

(a). Kişinin Kurbanını Bizzat Kendisinin kesmesi veya Keserken Başında Bulunması Gerekir
mi?

(b). Bu İş İçin Bir Kimseye Ya da Bir Hayır Kurumuna Vekâlet Verebilir mi?


Kurban kesmekle yükümlü olan kişinin, keseceği kurbanı bizzat satın alması, kendisinin kesmesi veya kesilirken yanında bulunması  (kurbanın sahih olması için) gerekli değildir. Bunlar vekâlet yoluyla da yapılabilir. Zira kurban mali bir ibadettir. Mali ibadetlerde vekâlet caizdir. Hiçbir mazeret olmadan da kişi kendi adına kurbanını satın alıp kesmek üzere güvendiği bir kimseyi vekil tayin edebilir. Vekil, hakiki şahıs olabileceği gibi, hükmi şahıs, yani özel bir kuruluş da olabilir. Vekâlet, sözlü veya yazılı olarak ya da telefon, fax internet v.b iletişim araçları ile verilebilir.
İki Müslüman yanılarak birbirlerinin kurbanlarını kendi adlarına kesmiş olsalar, vacibi yerine getirmiş olurlar ve kestiklerini değiştirmek suretiye kendi hayvanlarını alırlar (Kesani-Bedayiussaray) Eğer böyle bir durumu etler yenildikten sonra fark ederlerse helalleşirler. Aralarında anlaşmazlık çıkarsa birbirlerine kurbanlıkların değerini öderler. Eğer kurban günleri geçerse bu paraları tasadduk ederler. (Fetevayı Hindiyye)

8. TAKSİTLE YA DA KREDİ KARTIYLA KURBAN ALINABİLİR Mİ?


Kişi mülkiyetinde bulunan ve kurbanlık vasfını taşıyan hayvanı kurban olarak kesebilir. Bu itibarla ister peşin, ister taksitle, isterse kredi kartıyla olsun satın aldığı hayvan, kişinin mülkiyetine geçtiğinden, bu hayvanın kurban edilmesinde sakınca yoktur. Kurbanın peşin alınma zorunluluğu yoktur. Helal olan her türlü alışverişle kurban da alınır.

(a). Borç Parayla Kurban Kesilir mi?


Borç parayla başka şeyler almak caiz olduğuna göre kurban almak da caizdir. Taksitle ve kredi kartıyla yapılan alış-verişler caiz olduğuna göre kurbanı da taksit veya kredi kartıyla almak caizdir.

(b). Kurbanlık Hayvan Tartıyla Alınabilir mi?


Kurbanlık hayvan, kilo birim fiyatı belirlenmek suretiyle canlı olarak tartılıp alınabilir. Kurban edilmek üzere satın alınmak istenen hayvanın fiyatı, kesildikten sonra eti tartılarak da belirlenebilir. Ancak kilo fiyatının rayiç bedeli şeklinde belirsiz bırakılmayıp, kesin olarak belirlenmesi ve derisi, kellesi ve sakatatının satıcıda kalmak üzere akitten istisna edilmemesi gerekir.

(c). Alınan Kurbana Daha Sonra Başkaları Ortak Edilebilir mi?


Büyükbaş hayvanlara (1) kişiden  (7) kişiye kadar ortak olarak kurban edilebilir. Böyle bir hayvan (7) kişiye kadar ortak olarak satın alınabileceği gibi alındıktan sonra veya veya elde bulunan büyükbaş hayvana (7) kişiye kadar başkaları da ortak edilebilir. Ortakların hepsi de kurban niyetiyle ortak olmalı içlerinden bir kişi olsun et almak niyetiyle ortaklığa girmiş olmamalıdır. Şayet sırf et almak için iştirak etse, hiç birinin kurbanı sahih olmaz. Ortaklar kurbandan hisselerini tartarak ayırmalıdır. Götürü usulü ile taksim caiz olmaz.

9.ÖLÜ KURBANI VARMIDIR?
   ÖLMÜŞLERİMİZ ADINA KURBAN KESEBİLİRMİYİZ?
   AYRICA KESDİĞİMİZ BU KURBANIN ETİNDEN YİYEBİLİRMİYİZ?


Ölü kurbanı veya kabir kurbanı diye bir kurban çeşidi yoktur. Ancak ölü adına veya sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebilir. Vasiyeti yoksa ölen kimseler için mirasçılarının kurban kesmesi gerekmez. Ancak bir kimse, sevabını ölmüş bulunan anne veya babasına bağışlanmak üzere, çeşitli hayır kurumlarına, fakir ve muhtaç kişilere bağışta bulunacağı gibi kurban da kesebilir. Ölmüşlerin vasiyeti varsa; Vasiyeti gereği kesilen kurbanın etinden tıpkı adak gibi kesen ve ailesi yiyemez. Tamamen yoksullara yedirilmesi ve dağıtılması gerekir. Şayet vasiyet yoksa kesen kimse, bu kurbanın etini; fakirlere yedirebileceği gibi, kendisi, ailesi ve zenginler de yiyebilir.

10.TEŞRİK TEKBİRLERİ GETİRMENİN HÜKMÜ NEDİR?

Zilhicce ayının dokuzuncu günü, yani kurban bayramı arifesinin sabah namazından itibaren başlamak suretiyle, bayramın dördüncü günü (Zilhicce nin 13. günü)ikindi namazına kadar her farz namazın selamından sonra teşrik tekbirlerini getirmek, kurban kessin veya kesmesin her Müslüman için vaciptir. Teşrik tekbirleri unutulduğu takdirde; ister cemaatle ister yalnız, isterse seferi olarak kılınsın, erkek veya kadın her müslüman için farz namazların peşinden getirilen ve vacip olan teşrik tekbirlerini akla geldiği an kaza etmek gerekir.

(a). Kurban Ne Zaman Kesilir?


Kurban (udhiyye) Eyyam-ı Nahr (kurban kesme günleri) denilen Kurban Bayramının 1. 2. 3. (Zilhiccenin 10. 11. 12.) günleri kesilir. Zilhiccenin 10. günü yani bayramın 1. günü kesmek daha faziletlidir. Kurban kesme vakti Bayram namazı kılınan yerlerde, bayram namazı kılındıktan sonra; Bayram namazı kılınmayan yerlerde ise ikinci fecrin doğuşundan, sabah namazı vaktinin girmesinden sonra başlar. Zilhiccenin 12. yani kurban bayramının 3. günü güneş batıncaya kadar devam eder. Bu geçen süre içerisinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak kurbanların gündüzleri kesilmesi daha uygundur. Diğer kurbanlarda ise herhangi bir vakit söz konusu değildir.

(b). Kurban Bayramı Günlerinde Kesilemeyen Kurban Ne Yapılır?

Herhangi bir sebeple Eyyam-ı Nahr denilen kurban kesme günlerinde kurban kesilememiş ise, bu günlerden sonra kurban kesilmez. Hayvanın tasadduk edilmesi gerekir. Bu konuda zengin ve fakir aynı hükme tabidir. Zengin olan kişi bunun sevabına nail olmak için bedelini fakirlere tasadduk etmesi gerekir. Ertesi yıla bırakamaz. Kurbanlık alsın veya almasın Eyyam-ı Nahr da kesmediği takdirde böyledir.

(c) . Hacda Kesilmesi Gereken Kurbanlar, Harem Dışında Kesilebilir mi?


Hacc ve umre sırasında Harem? de kesilen kurbanlık hayvanlara Kâbe?ye ve harem bölgesine hediye olmak üzere Hedydenir. Hedy kurbanları, vacip ve nafile olmak üzere ikiye ayrılır. Kıran veya Temettu Haccı yapanların hedy kesmeleri ile ceza kurbanları, ihsar kurbanı ve Harem bölgesinde kesilmesi adanan kurbanlar vaciptir. Hacc ve umre yapılırken, bir yükümlülük bulunmadığı halde kesilen kurbanlar ise nafiledir. Hedy kurbanları ister vacip, ister nafile olsun, Harem bölgesinde kesilir. Harem bölgesinde kesilmez ise, vacip olanları Harem bölgesinde yeniden kesilmesi gerekir. Ancak nafile olarak kesilenlerin yeniden kesilmesi gerekmez. Hacc da bulunan kişilerin, hacc kurbanı (Hedy) dışında, bayram münasebetiyle nafile olarak kurban kesmek istemeleri halinde, bunu vekalet yoluyla Türkiye?de kestirmeleri daha uygun olur.

11. KURBAN KESERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Kurban olacak hayvan acı çektirilmemeli ve eziyet verilmemelidir. Hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve kesim işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir. Ayrıca çevre temizliği ve ekolojik dengenin korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır. İnsanlar tiksindirilmemelidir. Büyük şehirlerde gördüğümüz manzaralar, müslümanlığın belirtileri değildir. Bizden Allah (c.c) Kurban kesmemizi istemekte, etrafı pisletmemizi değil. Hz.Peygamber (s.a.v) şöyle buyuruyor: ?Allah her şeyin ihsan ile yapılmasını şart koşmuştur. ( ihsan, bir şeyi yapabileceğinin en güzeli ile yapmaktır.) Öyleyse boğazlarken de ihsan ile boğazlayın, bıçağınızı iyi bileyin ve hayvanınızı rahatlatın?. Bu konuya Müslümanlar çok dikkat etmeli ve her fırsatta dine ve dindarlara saldırmak isteyenlere fırsat verilmemelidir.

(a). Kurban Sünnete Uygun Olarak Nasıl Kesilir?

  • Hayvanın sağlık kontrolü yapılmalı
  • Kesimden önce hayvan dinlendirilmeli
  • Hayvanlara kesimden önce bol su ve tuz verilmeli
  • Kurbanlık hayvan kesimden önce en az 12 saat evvel aç bırakılmalı
  • Kesim için malzemeler önceden hazırlanmalı, temiz ve hijyenik olmalarına dikkat edilmeli
  • Kesim esnasında hayvanı strese sokacak, eziyet verecek davranışlardan kaçınılmalı
  • Hayvanın korkutulmamasına özen gösterilmelidir. Bu olumsuzluklar hayvanın kanının akmasını azaltacağı için etin kalitesine olumsuz etki eder.
  • Kesimden önce eller iyice yıkanmalı, kesimde ve et parçalamakta kullanılacak bıçak, satır, masat v.b malzemelerin temizliğine özen gösterilmeli
  • Kesime geçilmeden önce kan ve diğer atıkların atılacağı, gömüleceği derin bir çukur kazılmalı. Çünkü açıkta bulunan hastalıklı organlar halk ve çevre sağlığı bakımından önemli problemlere neden olabilir.
  • Kurban kesim yerlerinde çevrede görüntü kitliliğine sebep verilmemeli
  • Savaş alanı gibi bütün hayvan sakatat ve atıkları orada burada saçılmış bir şekilde olmamalı
  • Kurban kesim yerlerinin temiz ve düzenli olmasına dikkat edilmeli
  • Kesim işlemi mümkünse tecrübeli kişilerce dini usüllere uygun yapılmalı
  • Kanın iyice akıtılması sağlanmalı, aksi takdirde ette mikroorganizmalar kolayca üreyerek etin kısa sürede bozulmasına neden olur.
  • Hayvan yüzülürken veya tulum çıkarılırken deriye zarar verilmemeli
  • Etler kesimden hemen sonra tüketilmemeli, 12 ? 24 saat süreyle soğuk ortamda dinlendirildikten sonra tüketilmelidir.
  • Ortaklar arsında eşit dağılıma dikkat edilmeli, mümkünse tartarak ve kura usulüne göre dağıtım yapılmalı
  • Kurban atıkları hiçbir şekilde çöp konteynırlarına atılmamalı, işkembeler çevreye boşaltılmamalıdır.
  • Cadde, sokak ve insanların uygun olarak toplandığı meydanlarda, umuma açık, kesim için uygun olmayan yerlerde kurban kesilmemelidir.
  • Yaşlarını doldurmamış, kesimi uygun olmayan hayvanların kesilmemesine dikkat edilmeli
  • Özellikle son yıllarda dini inançtan kaynaklanan bir ibadete saldırmak isteyenler, hayvan sevgisiyle veya çevre kirliliğine sebebiyet vermekten dolayı sık sık eleştirilerde bulunmaktadırlar. Bu tür saldırılara fırsat vermemek için kurban kesen kimselerin, kestikleri yerin temizliğini yapmaları veya belediyelerin uygun gördüğü yerlerde kurbanlarını kesmeleri son derece uygundur
  • Kurbanlık hayvanı usulüne uygun olarak rahatça ve eziyet vermeden kesebilmek için; Önceden büyük bir bıçak bilenip hazırlanır.
  • Sonra hayvan ayakları ve yüzü kıbleye gelecek şekilde sol tarafına yatırılır.
  • Hayvanın sağ arka ayağı serbest kalmak şartıyla diğer ayakları bağlanır.
  • Kıbleye karşı durularak tekbir ve tehlil getirilir.
  • Arkasından Bismillahi Allahu Ekber diyerek hayvanın boğazına keskin bıçak vurulur.
  • Nefes ve yemek boruları ile şahdamarı denilen iki (atar-toplar) damar kesilir.
  • Kan iyice akıtılır. Kanın iyice akıtılması sağlanmalı. Hayvan soğumaya bırakılır. Aksi takdirde ette mikroorganizmalar kolayca üreyerek etin kısa sürede bozulmasına ve kokmasına neden olur.
  • Hayvan tamamen ölmeden kafa ve ayaklarını koparmak, derisini yüzmeye kalkmak, hayvana azap vermek mekruhtur.
  • Kurbanlık olan hayvan boğazlanmadan önce yavrularsa o da annesi ile beraber kesilir. Bu hüküm fakir hakkındadır. Çünkü kurban bizzat o hayvana taalluk etmiştir ki, kendisine yavrusu da tabidir.
  • Eğer bu yavru boğazlanmayıp satılırsa parasını tasadduk etmek gerekir. Şayet yavru kurban kesme günlerinde boğazlanmaz ve elde tutulursa tasadduk edilir. (serahsi)
  • Zengin, yavruyu Eyyam-ı Nahr dan önce veya sonra kesebileceği gibi, Eyyam-ı Nahr da diri olarak tasadduk da edebilir (Küsani)

(b) Kurbanlık için Alınan Hayvanın Sütü, Yünü;

Kurban kesmek üzere alınan bir hayvanın, onu kesinceye kadar; Sütünden, yününden v.b şeylerinden yararlanmak mekruhtur. Eğer kırpılmış ise tüyü ve sütlü ise sütü sağılıp tasadduk edilir. Kurbanlığa binmek, onunla yük taşımak veya herhangi bir iş için ondan istifade etmek mekruhtur. Kurbanın eti, sütü, yağı, başı, tüyü v.b. lerinin satışı caiz değildir. Eğer satılmış ise tasadduk etmek gerekir.

12. KURBAN BAYILTILARAK (ŞOKLAMA USULUYLE)
KESİLEBİLİR Mİ?

Aslolan kurbanlık hayvanı bayıltmadan eziyet etmeden kesmektir. Ancak yıkılması ve kesilmesinde zorluk bulunması ve bu sebeple eziyet çekecek olması halinde hayvanın şoklanması, kurban olarak kesilmesine engel değildir. İhtiyaç halinde, canlı olarak kesmek kaydıyla kurbanlık hayvanın uygun tekniklerle bayıltılmasında bir sakınca yoktur. Ancak, Hayvan henüz kesilmeden, şok etkisi ile ölürse, kurban olmayacağı gibi, eti de yenmez. Çünkü murdar olmuştur.
Netice olarak şokla kesilecek kurbanlarda dikkat edilecek en önemli nokta şudur: Ölüm ne ile gerçekleşmiştir? Şokla mı? Yoksa şokun hemen arkasından yapılan kesimle mi? Şayet verilen şokla hayvan ölüyor, kesim sonra yapılıyorsa elbette bu et yenmez. Eğer şokla sakinleştirilen hayvan hemen kesilmiş, ölüm bu kesimle gerçekleşmişse, bundan şüphe etmeye gerek yoktur.

(a).Kurban Eti Nasıl Değerlendirilmelidir?

            Hz Peygamber (a.S) Kurban etinin üçe taksim edilip bir bölümünün kurban kesmeyen yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba ve komşularla paylaşılmasını, bir bölümünün de evde bırakılmasını tavsiye etmiştir. Bu taksim şekli menduptur. Ailenin durumuna göre tamamı da evde bırakılabilir.(Eğer fakirse). Eğer kesen şahıs zengin ise tamamını veya çoğunu fakirlere, yoksullara dağıtabilir.

(b). Kurbanın Derisi Nasıl Değerlendirilmelidir?

Kurban kesildikten sonra derisi satılmış ise parası tasadduk edilir. Kurbanın derisi bir fakire veya hayır kurumuna verilmelidir. Ancak deriden mest, seccade, post v.b şeklinde istifade edilebileceği gibi eve demirbaş eşya olmak üzere satmakta bir sakınca yoktur. (Serahsi El-MebsutX11 c 14)    Hz. Peygamber, Veda Haccında Hz. Ali? ye kurban olarak kesilen develerinin başında durmasını ve bunların derileriyle sırtlarındaki çullarını sadaka olarak vermesini, kasap ücreti olarak bunlardan bir şey vermemesini emretmiştir. (Ebu Davut Menasik 20). Buna göre kurban derilerinin para karşılığında satılması, kurbanın kesimi veya bakımı için ücret olarak verilmesi uygun değildir. En uygun olanı; Deriyi veya satılmış ise parasını çeşitli hayır kurumlarına vermektir.

13. GAYRİ MEŞRU YOLLA KAZANILAN PARA İLE KURBAN
KESİLEBİLİR Mİ? 

İslam Dini kişilerin meşru işlerle uğraşmalarını ve geçimlerini helal yollardan elde etmelerini önerir. Buna rağmen Gayr-i Meşru yolla bir kazanç elde edilmiş ve bu kazancın sahibi belli ise, bunun sahibine iade edilmesi; Belli değilse, karşılığında sevap beklemeksizin yoksullara veya hayır kurumlarına verilerek elden çıkarılması ve tövbe edilmesi gerekir. Mali yönü bulunan her ibadet helal kazanç ile yapılmalıdır. Bu sebeple, Gayr-i Meşru yolla elde edilen kazanç ile kurban kesmek dinen caiz değildir. Bununla birlikte, bir kimse haram yoldan kazanılan parayla kurban kesmişse kesilen hayvanın etinin yenmesi ve dağıtılması gibi dünyevi hükümler açısından kurban şeklen yerine gelmiş olsa bile, Allah (c.c)?a karşı ibadet sorumluluğu açısından bu, caiz ve makbul bir ibadet sayılmaz.

Allah (c.c) Kendisine yakınlaşmak ve günahlarımızın bağışlanması dileğiyle kestiğimiz kurbanlarımızı kabul buyursun. Nice bayramlara erişmek dileğiyle?

Kumru İlçe Müftüsü
Abdullah PAMUKLU

 
 
Bu Yazı 4492 kez görüntülenmiştir..
 
 
Abdullah PAMUKLU
Müftü Tarafından Yazılan Tüm Yazıların Başlıkları
Okunma


KURBAN NEDİR?

4492

MEVLİD-İ NEBİ

654
Kategoriler


Bismillahirrahmanirrahim
"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim. "
Insanlar!
"Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmustur. "
Ashabim!
"Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis olur. "
Ashabim!
"Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz. "Ashabim!" "Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nin kan davasidir. "
Ey insanlar!
"Muhakkak ki, şeytan şu topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da sakininiz. "
Ey insanlar!
"Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir. "
Ey mü'minler!
"Size iki emanet burakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah'in kitabi Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir. "Mü'minler! "Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse o baskadir. "Ey insanlar! "Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir. Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah'in, meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet ve sehadetlerini kabul eder. "
Ey insanlar!
"Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap olmayana, Arap olmayanin da Araap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadir. Allah yaninda en kiymetli olaniniz O'ndan en cok korkaninizdir. "Azasi kesik siyahî bir köle basinza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'in kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. "Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine suclanamaz. "Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz: Allah'a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz. Allah'in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz. Zina etmeyeceksiniz. Hirsizlik yapmayacaksiniiz.. "Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah'a aittir. "Insanlar! "Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?" Saheb-i Kiram birden söyle dediler: "Allah'in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye sehadet ederiz!" Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu:
"Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, Yâ Rab!"

 

 

 
 

...:: Duyurular ::...
 

 

 
 

 


 

ORDU
 

 

 

...:: Duvar Yazısı ::...
”ŞEREFLE BİTİRİLMESİ GEREKEN EN AĞIR GÖREV “HAYATTIR” BU NEDENLE; BİRLOKMA EKMEK İÇİN ŞEREFİNİ AYAKLAR ALTINA ALMAYA, BİR ANLIK ZEVKİN İÇİN NAMUSUNU LEKELEMEYE, BİR ZAMANLIK MEVKİ İÇİN AYAK ÖPMEYE, GÜNLÜK MENFAATLERİN İÇİN FAZİLETİNİ KARARTMAYA DEĞMEZ…”
 

 

 
 

 

 

 
 

 

 

 
 

 

 

 
 

 

 

 
 

 

 

 
 

 

 
 
© 2007 Din Görevlileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği- Designed By Şuayip YEŞİLDAĞ